25 Eylül 2011 Pazar
YAŞAMIN BÜYÜK SIRRI
Gençlik çağı, insanın kendisini kanıtlama çabası içinde geçer. İçinde hırsları, hayalleri ve onu diğer insanlardan ayıran özellikleri olan bir genç, ne yapıp edip bunu ortaya koymalıdır. Kendisini kanıtlamadan hiç kimse ona ayrıcalık tanımaz. Bu yüzden genç bir insan için en önemli şey başkalarının onu nasıl gördüğü ve onunla ilgili olarak ne düşündüğüdür. Bu izlenimleri olumluya çevirmek için didinir durur. Peki bu didinme ne kadar sürmeli? Yani bir insan kaç yaşına ya da ne zamana kadar kendini kanıtlamakla uğraşmalı? Bu sorunun cevabı yaşamsaldır ve kişiden kişiye değişir. Belli bir yaşta insanın kendisini kanıtlama çabası, kendini anlama çabasına dönüşmelidir. Ne var ki bazıları yaşlanır ama olgunlaşamazlar; ömürlerinin sonuna kadar başkalarının kendileri hakkında ne düşündüğü en önemli konu olarak kalır. Beğenilmek, sevilmek ister ve bütün güçleriyle bunu sağlamak için uğraşırlar. Bazıları da belli bir olgunluğa erişince, kendilerini beğendirmeye çalışmaktan vazgeçer ve dünyayı daha rahat bir gözle seyretmeye başlarlar. Bu aşamada kişinin "nasıl göründüğü" sorusu önemini kaybeder; bunun yerine kendisinin "dünyayı ve insanları nasıl gördüğü" öne çıkar. Değeri ölçülmeye çalışılan kişiden, değer ölçmeye geçiş aşamasıdır bu. O kişi artık yarışta değil, jüridedir. Altın değil sarraftır. Aktör değil, yönetmendir. Karatı ölçülen taş değil, kuyumcudur. Ve bütün bunlar eğer bir iç disiplinin tutarlılığını taşıyorsa, o kişi dünyanın nirengi noktalarından birisi olur. Çevresindeki insanlar için bir ayar haline gelir. Bir terazidir, bir ölçüdür. Bazıları bu noktaya hiç gelemeden ölür ve son sorusu "Acaba beni beğeniyorlar mı?" olur. Bazıları da iç dünya zenginliği sayesinde manevi birer otorite mertebesi kazanırlar. Birinciler telaşlıdır, ikinciler sakin. Birinciler hırs-ı piriye kapılmıştır; ikinciler, evren içindeki insanoğlunu hangi ölçekte değerlendireceklerinin farkındadırlar. Yaş insana olgunluk ve bilgelik getirmeli. Her yıl dünyaya biraz daha olgun gözlerle bakmalıyız. İnsan yaşamının en büyük sırlarından birisi budur. Yeni yılınız kutlu olsun! Zülfü Livaneli 31 ARALIK 2005- VATAN
29 Ağustos 2011 Pazartesi
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN
“Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben milletimin en büyük ve ecdadımın en değerli mirası olan bağımsızlık aşkı ile dolu bir adamım. Çocukluğumdan bugüne kadar ailevî, hususî ve resmî hayatımın her safhasını yakından bilenler bu aşkım malumdur. Bence bir millete şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın vücut ve beka bulabilmesi mutlaka o milletin özgürlük ve bağımsızlığına sahip olmasıyla kaimdir. Ben şahsen bu saydığım vasıflara, çok ehemmiyet veririm. Ve bu vasıfların kendimde mevcut olduğunu iddia edebilmek için milletimin de aynı vasıfları taşımasını esas şart bilirim. Ben yaşabilmek için mutlaka bağımsız bir milletin evladı kalmalıyım. Bu sebeple milli bağımsızlık bence bir hayat meselesidir. Millet ve memleketin menfaatleri icap ettirirse, insanlığı teşkil eden milletlerden her biriyle medeniyet icabı olan dostluk ve siyaset münasebetlerini büyük bir hassasiyetle takdir ederim. Ancak, benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin, bu arzusundan vazgeçinceye kadar, amansız düşmanıyım”
Mustafa Kemal ATATÜRK
25 Ağustos 2011 Perşembe
Gençlere İş
İşsizliğin —özellikle de gençlerin işsizliğinin-, birçok
sorunun kaynağı olduğunun bilincindeyim. Onları birer
iş sahibi yapabildiğimiz zaman, birçok sorunumuz
ortadan kalkacak ya da en azından hafifleyecektir. Bu
amaçla, şu parçalardan oluşan bir projem var:
1. BELDE GİRİŞİM AJANSI kurulacak.
Bu Ajans, kendi işini kurmak ya da gelirini artırmak
isteyenlere; — İş fikirleri verecek,
— Çeşitli kuruluşların sağladığı desteklere erişilmesini
sağlayacak,
— Kendisi de mali destek verecek.
2. Beceri Kursları organize edilecek:
Eğitimi bulunsun ya da bulunmasın, piyasanın ihtiyaç
duyduğu —yani geçerli— becerilerden birine
sahip olmayan bir kişi, iş sahibi olamaz. Bu amaçla,
Beceri Kursları düzenlenmesi için girişimciler
özendirilecek.
3. Yönetimi Sağlanmış İş merkezlerinde, ucuz iş yeri
sağlanacak:
Birçok ortak kolaylığı (sekreter, telefon, faks,
bilgisayar, fotokopi, toplantı odası, kafeterya, ısıtma
vb.) bulunan, Belediyeye ait işyerleri oluşturulacak
v e gençlere ucuz işyeri sağlanacak.
4. Belde Teknoparkı kurulacak:
Teknik bir dalda bilgi-becerisi olanlar için, üniversitelerle
ortak bir teknopark açılacak ve buralarda da
Yönetimi Sağlanmış İşyerleri sağlanacaktır.
5. Girişimcilere Destek:
Belediye’nin mal ve hizmet alımları, kendi işini kurmuş
olanlardan yapılacak, böylece kendi işini kur muş
olanlara yeni pazarlar yaratılacaktır.
Yazan:M. TİNAZ TİTİZ
Beyaz Nokta Vakıf KURUCUSU
16 Temmuz 2011 Cumartesi
RENKLERİN ÖZELLİKLERİ
Sarı Karakterlilerin Temel Özellikleri
Sarı karakterli kişiler, bu 4 ana kategori içinde en hareketli karekterdir. İlgi çekici ve
karizmatik yapılıdırlar. Dışarıdan bakılınca sevimli, kıpır kıpır, hikayeler anlatıp güldüren ve
gülen birini görüyorsanız onları hemen tanırsınız.
Birebir ilişkilerde çok aktiftirler. Yabancılarla kolaylıkla ve özel bir çaba
göstermeksizin ilişki kurarlar. Geniş bir tanıdık çevreleri vardır. Hayaller kurmaya
yatkındırlar. Vizyonları çok geniştir. Bir organizasyon içerisinde büyük projeler hayal
edebilen, çok daha büyük ve parlak bir geleceği düşünebilen kişilerdir. Ancak bunları hayata
geçirme konusunda büyük sıkıntılar yaşayabilirler.
Bu karakter grubunun genel özellikleri; girişkendirler, ayrıntılar üzerinde
düşünmezler, çalışma alanları dağınıktır, onları toparlayacak birine ihtiyaç duyarlar,
eğlenceli ve hareketlidirler, mutluluk ve enerji yayarlar, dikkatsizdirler, hazır cevaptırlar,
ikna edicidirler, sorunlara ilginç çözümler bulurlar, meraklıdırlar.
Mavi Karakterli Kişilerin Özellikleri
Mükemmeliyetçidirler. Duruşları, kıyafetleri ve her şeyleriyle çok düzenlidirler. Her
şeyleri uyum içinde görünür.
Kurallara çok bağlıdırlar. Çalışma ortamları tam anlamıyla mükemmel ve
profesyoneldir. Her şeyleri planlı ve programlıdır. Hassas insanlardır. Ayrıntılar konusunda
titiz davranırlar. Çoğu zaman karar vermede büyük sıkıntılar yaşarlar. Genelde yalnızlıktan
hoşlanırlar. Konuştuklarında ses tonları alçaktır. Konuşma hızları düşüktür.
Duygularını açıkca ortaya koymazlar, mantık ağırlıklıdırlar. Heyecanları ve duyguları
ölçülüdür. Bir olumsuzluk esnasında sakin ve akılcı olabilirler.
Kuralcı olduklarından kolay kolay değişmek istemezler. Daima tedbirlidirler.
Olayların olumsuz yönlerini görüp kaygılanırlar. Detaycıdırlar. Meraklıdırlar,
araştırmacıdırlar. Riskleri önceden görürler. Ciddi ve ağır başlıdırlar. Standartları yüksektir.
Yeteneklidirler.
Kırmızı Karakterli Kişilerin Özellikleri
Güçlü kararlı tiplerdir. Az laf, çok iş derler. Sonuç odaklıdırlar. Herkesin onlar gibi
düşünüp hareket etmesini isterler. Gereksiz konuşmalardan ve işlerden hoşlanmazlar. Hep
yapacak işleri ve alınmış kararları vardır. Önemli olan onlara göre işin özünü anlamak ve
sonucu elde etmektir. Bu yüzden kararlarını uygularken gözleri başka bir şey görmez.
Yüksek; ancak gerçekçi hedefler belirlemekten ve bunları gerçekleştirmeye çalışmaktan
büyük zevk alırlar. Son derece bağımsız insanlardır. Zaman yönetimi konusunda üstün bir
becerileri vardır. Konuşması hızlı ve tempoludur. Çalışma ortamları, ne çok dağınık ne de
çok düzenlidir.
Hep dik durmaya çalışırlar, kimseden yardım istemeyi sevmezler. Kendilerini daima
haklı görme eğilimleri vardır. Eleştiriden pek hoşlanmazlar. Kararlı ve iş bitiricidirler. Ani
kararlarıyla insanları şaşırtabilirler. İşlerine aşırı odaklanırlar; fakat sonuçlar konusunda
yeterli değerlendirmeyi yapamayabilirler. Lider özelliklidirler. Özgüvenleri yüksektir.
Yeşil Karakterli Kişilerin Temel Özellikleri
Orta yollu tiplerdir. Dikkat çekici hatalarda bulunmazlar. En belirgin yönleri her yerde
mutlu olabilmeleri ve hallerinden memnuniyet duymalarıdır. Sabırlıdırlar. Ayırt edilmesi en
güç olan ve zor anlaşılan kişilerdir. İçten içe çok inatçıdırlar. Projeleri yarım bırakabilirler.
Pek fazla kimseye hayır diyemezler. Barışçıl ve fedakardırlar. En çok önemsedikleri şey
çevreden saygı görmektir. Daha duygulu ve heyecanlıdırlar. Gruplarla uyumludurlar.
Kendilerini ön plana çıkarmaya çalışmazlar. Başka insanların katkılarındaki değeri görme
konusunda oldukça yeteneklidirler. Uyumlu ilişkilere çok değer verirler. Başka insanların
hislerine karşı duyarlıdırlar. Çok haraketli ortamları sevmezler. İnce ve düşündürücü espiri
anlayışına sahiptirler. Kendileriyle barışıktırlar. Çok rahattırlar. Çatışmadan çok çekinirler.
Doğal arabulucudurlar. Çok sabırlıdırlar. İçlerinde fırtınalar koparken dışarıdan sakin
görünebilirler. Kimseyi kırmak istemezler.
Sarı Karakterli Kişilere Tavsiyeler
• Aldığınız emanetlere dikkat edin. Aldığınız emaneti zamanında ve zarar
vermeden geri verin.
• Az konuşup çok dinleyin.
• Asla ertelemeyin. Üşenmeyin ve vazgeçmeyin.
• Karşınızdaki kişinin beden diline dikkat edin.
• Çocukluktan ve saflıktan kurtulun. İçinizdeki çocuğu canlı tutun; ama her
yerde ortaya çıkarmayın.
• Daha düzenli olun.
• İnsanların sözlerini kesmeyin.
• Olayları fazla büyütmeyin.
• Konuşmalarınızda daha net ve açıklayıcı olmaya özen gösterin.
Mavi Karakterli Kişilere Tavsiyeler
• İyi bir şey yaptıklarında insanları takdir edin.
• İnsanlar bir şeyi sizin kadar mükemmel yapmasalar da beğeninizi gösterin.
• Ayrıntıları hesaplarken bütünü kaçırmayın.
• Yaptığınız işi nasıl yapacağınızı düşünürken niçin yaptığınızı da
unutmayın.
• Her zaman ve en iyi olmaya çalışmayın. İyi olmanız zaten yeterlidir.
• Kendinize güvenin ve potansiyelinizin farkında olun.
• Kendinizi fazla eleştirmeyin.
• Hayatın olumlu yönlerini görmeye çalışın.
• Küçük şeyleri dert etmeyin.
Kırmızı Karakterli Kişilere Tavsiyeler
• Hatasız kul olmayacağını kabul edin ve esnek olun.
• Herkesin zayıf bir yönü olduğunu kabul edin.
• Başkalarının da haklı olabileceğini kabul edin.
• Konuşurken emir kipi kullanmayın.
• Her şeye karışmaktan uzak durun.
• Sabırlı olmayı öğrenin.
• İnsanları küçümsemeyin.
• Her zaman lider olamayacağınızı kabul edin.
Yeşil Karakterli Kişilere Tavsiyeler
• Başkalarının sessizliğinizden istifade etmelerine müsaade etmeyin.
• Her şeye evet derseniz evetin bir kıymeti kalmaz. Hayır demeyi de
öğrenin.
• En kötü kararın kararsızlık olduğunu bilin.
• Duygularınızı açmayı öğrenin.
• Kendi kendinizi motive etmeyi öğrenin. Motivasyonunuz için başkalarının
görüşlerini beklemeyin.
• Tembelliği bırakın ve işlerinizi ertelemeyin.
• Sorumluluk almaya gayret gösterin.
• Yeni şeyler denemeye çalışın.
• Daha enerjik olmaya çalışın.
8 Temmuz 2011 Cuma
KENDİNİ TANIMA TESTİ
Kişilik Testi
Bu test İnsan İlişkilerinde 4x4 lük iletişim adlı
kitaptan alınmıştır
XX =2 puan
X =1 puan
Her sorunun sizi temsil eden ,şıklardan birisine X veya XX işareti koyarak toplayınız .Hangi A, B,C,D seçeneklerden birisinin toplamı diğer üç seçenekten fazla ise siz o rengi temsil ediyorsunuz. Renk karakteristiklerin özelliklerini, sizlerden istek gelirse yayınlanacaktır
A: Kırmızı Karakter
B: Sarı Karakter
C: Yeşil Karakter
D: Mavi Karakter
1 Aşağıdaki beyitlerden hangisi sizi daha iyi
anlatır?
a Güçlü, kararlı, girişken ve doğuştan liderim
Düşer kalkar, yoluma devam ederim
b Hayata anlamlı renkler katar eğlenceyi severim
Ömür boyu herkesin mutlu ve neşeli olmasını
dilerim.
c Her anımı huzurlu ve sakin geçirmek isterim
Kavga gürültü sevmem, işlerimde en kolay yolu
seçerim.
d Her şeyin mükemmel, düzgün, kusursuz olmasını
isterim
İlişkilerimde saygılı ve mesafeli olmayı severim.
2 Genellikle hangi tempoda ve nasıl konuşursunuz?
a Hızlı ve sonuca yönelik
b Çok hızlı, heyecanlı ve eğlenceli
c Daha yavaş ve sakin
d Normal ve söyleyeceklerimi aklımda tartarak
3 Bir işe motive olmanızı sağlayan en önemli unsur
hangisidir?
a Sonuçları düşünmek
b Onaylanmak, takdir edilmek
c Guruptaki arkadaşlarımın desteği
d Etkinlik, düzen ve disiplin
4 Çalışma tarzınız hangisine uygundur?
a Yoğun ve hızlıyımdır. Aynı anda birkaç iş bir arada
yapabilirim.
b Özgür bir ortamda çalışırım. İnsan ilişkileri
odaklıyımdır.
c Ön planda olmayan; ama gruba her türlü desteği
veren bir yapım vardır.
d Ayrıntıları önemserim ve tek bir konuya odaklanarak
çalışırım.
5 Çalışma temponuzu nasıl değerlendiriyorsunuz?
a Hızlı bir tempoda çalışır, çabuk karar almayı
severim
b İşlerin, rutin ve sıkıcı olmadığı ortamlarda yüksek
motivasyonla çalışırım.
c Nadiren aceleciyimdir. Geç de olsa üstlendiğim işi
bitiririm.
d Ayrıntılı düşünerek karar veririm. İş bitirici bir
tempoyla çalışırım.
6 Hangisi sizi daha çok rahatsız eder?
a Zaman israfı ve işlerin gecikmesi
b Tekrar gerektiren işler ve monotonluk
c Çatışma ortamı ve anlaşmazlıklar
d Yanılmak ve yapılan hatanın tekrarlanması
7 Bulunduğunuz gruplarda hangi konumda daha
başarılı olursunuz?
a Olaylara yön veren ve otoriteyi kullanan
b İnsanları motive eden ve neşelendiren
c Uzlaştırıcı ve grup içindeki uyumu sağlayan
d Bilgi sağlayıcı, araştırıcı ve olayları takip eden
8 Hangisi sizi daha çok strese sokar?
a Olaylar üzerindeki güç ve kontrolümün azaldığını
hissetmek
b Sıkıcı, rutin işler yapılan bir ortamda bulunmak
c Beni aşacağını düşündüğüm sorumluluklar
üstlenmek
d Düzensiz ortamlar ve eksik yapılan işler
9 Bir öğrenci olsanız ve öğretmeniniz sınav kağıdınızı
ikinci defa incelediğinde puanınızı artırdığını
söylese, nasıl bir tepki verirsiniz?
a Bunu zaten hak ettiğimi düşünürüm.
b Çok sevinirim ve sevincimi belli ederim.
c Hocama teşekkür eder ve saygı duyarım.
d Hocamın nerede hata yaptığını merak eder, kağıdımı
görmek isterim.
10
Saatler sürecek bir iş toplantısına katılmanız
gerektiğinde aşağıdakilerden hangisini
benimsersiniz?
a Konunun ana hatlarının konuşulması için, sonucun belli
olmasından hemen sonra çıkmayı tercih ederim.
b Toplantı eğlenceli bir şekilde devam ettiğinde sonuna
kadar kalmayı, sıkıcı olmaya başladığında erken
çıkmayı tercih ederim.
c Toplantının huzur içinde geçmesi ve güzel kararlar
çıkması için üstüme düşeni yaparım.
d Toplantıya vaktinden önce gelir, tüm detayları not eder
ve bir değerlendirme yapmak için geç çıkarım.
11 Kendinizde gördüğünüz en zayıf yönünüz
hangisidir?
a İnsanlar işleri istediğim gibi yapmadığında ve seri
olmadıklarında sinirlenmek
b Düzensiz, dağınık ve programsız olmak
c Kimseye hayır diyememek ve başkalarının işine
koşarken kendi işimi aksatmak
d Her şeyin kusursuz ve mükemmel olmasını istemek.
İnsanlar buna uymadığında sinirlenmek
12 Kendinizde gördüğünüz en güçlü yönünüz
hangisidir?
a Kısa sürede karar alan ve harekete geçen yapım
b Girdiğim ortamlara neşe ve heyecan katan tarafım
c Her türlü ortama uyum sağlama ve çatışmaları önleme
gayretim
d Her şeyi planlı, programlı ve düzenli yapma huyum
13 Aşağıdaki ifadelerden hangisi sizi daha iyi
tanımlar?
a Güçlü, kararlı, otoriter ve yönlendirici
b Popüler, neşeli, sevimli ve muzip
c Barışçıl, sevecen, uyumlu ve sakin
d Tertipli, düzenli, disiplinli ve planlı
14 Çalışma masanızda nelere dikkat edersiniz?
a Öncelik verdiğim şeyleri yapacak şekilde düzenlenmiş
sade bir masayı tercih ederim.
b İnsanlara karma karışık gelen; ama benim aradığım her
şeyi bulduğum bir masada çalışırım.
c Önce masamın üzerine gerekli olan her türlü araç
gereci koyarım. Sık, sık kalkarak enerjimi harcamak
istemem.
d İyi bir iş çıkarmam için masam son derece derli-toplu
ve düzenli olmalıdır.
15 Ertesi gün çözülmesi gereken bir problem varsa o
akşamki ruh haliniz nasıl olur?
a Çok büyük tedirginlik duymam; çünkü ertesi gün o işi
olması gerektiği gibi yapacağımdan eminimdir.
b Çok tedirginlik duymam; çünkü nasıl olsa işler bir
şekilde hallolacaktır.
c Sorumluluğun üstümde olmasından dolayı tedirginlik
duyarım.
d Tedirginlik duyarım ve gecenin büyük bir bölümünde
problemin nasıl çözüleceğiyle ilgili planlar yaparım.
30 Haziran 2011 Perşembe
YAYLADA MAL BEYENİLMEZ, DÜĞÜNDE KIZ BEĞENİLMEZ.
1978-1980 Kuşakları arasında ki bizler büyüklerimizden, Yaylada Mal beğenilmez, Düğünde kız beğenilmez diye annemiz babamız büyüklerimiz, bu değimi bize aktardılar.
Bizim kuşaklar bu söyleyişi duyarak gençliğimizi geçirdik. Belli bir kesim bu ünlü değime aynen uyarak hareket etti. Bir kısmı ise kendi doğrultusunda yürüyerek bugünlere geldiler.
Büyüklerimize neden yaylada mal beğenilmez diye soru sorunca, yaylada ot bol olunca hayvan iyi beslenir, kilo alır kendini iyi gösterir. Düğünde kız iyi giyinir, bakımlı olur, evlenince yanıldığını görürsün. Geleceğimizi belirlerken Büyüklerimizin deneyimlerinden , teknolojinin en yenisinden yararlanmalıyız.
Bugün Bursa’da Küçük Sanayi’de küçük işletmeleri dolaşırken, bizlerden iyi çalışkan eleman isteyen sanayicilerimiz oldu. Biz harmanın içindeyiz iyi tohumun hangi saptan çıkacağını bizler iyi biliriz, değince yukarıdaki değimle aynen karşılaşmış oldum.TV alırsınız kataloğu vardır okursunuz ona göre hareket edersiniz ama hiçbir zaman insanın kataloğu olmadı Diplama var ama insan gibi değerli varlık için yeterli değildir. Çünkü insanın hem sağ beyni var hem sol beyni vardır. Diplama yalnızca insanın sol beyninin yapısını gösterir oda yeterli oranda isbatlıyamaz. Bir insanın en iyi kataloğunu onu yetiştiren öğretmen açıklayabilir. Eğer ki öğretmende yeterli bilgi ve donanıma sahipse.
27 Haziran 2011 Pazartesi
ELEKTRİK HIZI İLE GELİŞEN TEKNOLOJİLERE NASIL AYAK UYDURUYORUZ
“Elektrik hızı” ile gelişen teknolojilere ayak uydurma çabasındaki
beyinlerimiz, yeni ve karmaşık sistemleri anlayıp keşfetme konusunda
eğitiliyor. Her türlü elektronik zımbırtıyı kısa sürede çözümleyip kullanmaya
başlayabilen yumurcaklara hayranlık duyarız. Onlar okudukları kullanım
kılavuzlarını anında ezberledikleri için becermiyorlar bu isi, yeni
teknolojileri keşfetmeye yarayan mantığı ve genel kuralları kavradıklarından
başarılı oluyorlar. Bilişim uzmanları, etkili öğrenimin, öğrencinin kavrama
yeteneğinin sınırlarında gerçekleştiğini söylüyorlar. şöyle açalım; öğreti çok
kolaysa öğrenci sıkılıveriyor, zorsa ilgisi kayboluyor.
Ama öğreti, onların kavrama yeteneğinin sınırlarına yakın bir zorluk
derecesine sahipse, çocuk dikkatini teksif edebiliyor ve ilgisi kalıcı oluyor.
Video oyunlarının tasarlayıcıları da bu “yetenek nizam”ından yararlanıyor;
oyunu zor yap, kimse almaz, kolay yap, satılmaz ama yetenek sınırlarına
dayanan zorlukta bir oyun her zaman is yapar. Teknolojik ürün üreticileri de
aynı prensibi uygular. Yeni teknoloji içerikli ürünler bir anda piyasaya
sürülmez. Bunlar, tüketiciyi alıştırmak için aşama, aşama ama sık aralıklarla
piyasaya sürülür. Beyinler böylece adapte olmaya adapte olunca, karmaşık
sistemleri kavrama yeteneğimiz sürekli yükselen bir eğri çizer.
Nöroloji biliminin ortaya koyduğuna göre beynimizin yeni macera ve
kesif arayışlarına tahsis edilmiş özel mekanizmaları mevcut. Bizler, problem
çözen yaratıklarız, halledilmesi gereken bir problemle karsılaşınca onu
çözünceye kadar kafa patlatmaya uygun olarak programlanmışızdır. Eğer
bazılarının savunduğu gibi beynimizin temel isteği, başıboş, tembel ve zekâ
faaliyeti gerektirmeyen ucuz eğlenceler olsa idi video oyunları her geçen gün
biraz daha kolaylaştırılırdı. Neden tersi oluyor? Zorlaşıyor çünkü bu zorluğu
talep eden bir piyasa ve bu piyasanın iyi bir getirisi var. Zorlaşıyor çünkü
beynimiz zorlanmayı seviyor.
Kaynak: Kötü Olan Herşey Sizin İçin İyidir Kitabından alınmıştır
YAZARI: UĞUR YÜCE